ŞEGAF’tan… / zafer yalçınpınar

Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Aramızdaki mesafedir buz… Bir gölün, göl olamayışı. Bir yolun, bir türlü bitmeyişi…  Denizin, Akdeniz’in tam tersi! Senin bana, benim de sana kavgamdır, yokuşumuzdur: Buz!

(…)

Yaşamın kıymetini idrak etmek için nefesini tut, solunumunu durdur. Kalbin bir vuruş atlaması, sekmesi gibi… Mesela, bir gecenin sonunda sabahın gelmediğini düşün; güneşin doğmadığını, her gün görmeye alıştığın bir deniz manzarasının veya bir gölün yerinde olmadığını düşün, o boşluğun acısını hisset!

İşte böylesine kıymetlidir nefes almak: Yaşamaya başladığında yaptığın ilk iştir; tabiî yahu – yaşamının kanıtıdır; nefes alman…

(…)

Örümcekler ağ örüyor, geceleri. Odalar yorgun, evler ve çiçekler suskun. Liman sessiz, tekneler de uykuda, ağaçlar bakışsız. Arabalar işsiz. Sadece yıldızlar birer sunak gibi parlıyor, gökyüzünde, geceye. Her şey bir bitişin ve başlangıcın eşiğinde. Gecenin her yere dolan biricik ve karanlık yalnızlığı, çatıların kimsesizliği.

Her şey ve herkes gündüzün beklentisiyle yüklü.

(…)

Bizans toprağı: Tarihin yeniden yazılabilen yükleriyle, sonsuz boğucu sıkıntısıyla ve doğu – batı geriliminin özel müziğinde: – bakırlaşmıştır.

Hilebaz bir direklerarası (tulûat) oyuncusunun icra ettiği tuhaf bilmecelerle, söylencelerle ve korkaklıkla: – zümrüt rengi boyanır baştan aşağı gökyüzüne, geçitlerine, sularına ve sarnıçlarına; büyük bir şiirin gayri resmî portresi çizilir, karanlıkta: – kasvet burçlarıyla körlüğünün: Ey İstanbul!

(…)

Evlerini, çerçevelerini –köşeli ve durağan her şeyi– soyunmak ister pencereler: İçeriyi dışarıya, dışarıyı içeriye. Bir görüntü alevleniyor ve soğuyor yaşamın her ânında, pencerenin yüzünden; yeryüzüne, gökyüzüne, ışığa, karaltıya, içeriye, dışarıya. Pencerelerden daha huysuz, değişken, sıkıntılı ve kandırmacalı bir yapı biçimi yoktur evrende.

(…)

Rahat, sakin, acelesiz ve mükemmel varlıklardır; ağaçlar. Yaşamdan soluk alıp yaşama soluk verirler ve olgun düşünceler geliştirirler yapraklarının damarlarında.

Rüzgârın ev sahibidir; ağaçlar.

(…)

“Biz buzullara şiir gömdük ve onurumuzla öldük.”

                                                        Eylül 2020

Şegaf’ın tam metnini http://bit.ly/segaf adresinden PDF dokümanı olarak okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Güncel

Üvercinka: Yola devam! / SANAT OLAYI

Aydan Ay, Üvercinka’nın kurucusu Zühal Tekkanat’ı ölüm yıldönümünde, “Hep Hasret Ezgileri” başlıklı yazısıyla anarken, Üvercinka’nın yaşatılması vasiyetine bağlı kalma gereğini vurguluyor. Seyyit Nezir, Selçuk...

Evrimce Hep Adım Adım AFRİKA TARİHİ

İnkılâp Kitabevi, akademisyen ve tarihçi Kevin Shillington’ın Afrika Tarihi adlı kitabını Türkçeleştirerek okurlarla buluşturuyor. En erken dönemlerden günümüze kadar tüm kıtanın tarihine dair zengin...

Okyay’ın ‘Hayaletler’ine Büyük Ödül

Dünya prömiyerini yaptığı 77. Venedik Film Festivali’nin Uluslararası Eleştirmenler Haftası bölümünde en iyi film seçilerek Büyük Ödül’ü kazanan “Hayaletler”, Azra Deniz Okyay’ın ilk uzun...

Bozcaada Caz Festivali sona erdi

Bozcaada Caz Festivali’nin 2020 Keşif programı sona erdi. Festivale caz müzisyenlerinin yanı sıra, kültür profesyonelleri, sivil toplum örgütleri ve bağımsız sanat temsilcilerinin aralarında olduğu...

En çok okunanlar

ŞİİRLER figen şentürk

DEMİR ŞİLEP Kente düşen sabah Nerde gördüm ilkin seni Sahi çınarımdan geçiyordun Ürkek ve telaşlı Kalbimin kızıl saçlı bacısı Hiç durmadan şiirler söylüyordu dilim Ömrün yavaşlatılmış hâli   Kente düşen sabah Nilüfer...

ZAMAN KAVŞAĞINDA Taşın Düşü DEMET KURT GÜNGÖR

Dedim ota, bir taş fazla karmaşıktır. İlhan Berk Anneme, Buzzati’nin Tanrıyı Gören Köpek’indeki gibi, mezarının üzerindeki beyaz iskelet olduğumu söylemeyin. O beni geçmiş, gelecek ve şimdi...

OUROBOROS dilek kurt

OUROBOROS dilek kurt   terk ettim sonsuza dek dünümü sıyırıp attım derimle beraber ölümü Mezopotamya’da başka bir devrinde zamanın derken zaman değirmeni bir kez daha döndü bu kez bir kuştum sustum uçtum Kaf Dağı’nın...

Şapkası Çiçek Dolu Şair AYDAN AY

Otuz yıl önce (9 Ocak 1990) bir kış gününde “Üstü kalsın” diyerek göçtün bu dünyadan. En son yaklaşık kırk yıl önce görüşmüştük. Paris’e gitmeseydim,...